KKB:”25 Kasım’da Erkek Şiddetini Yerle Bir Etmeye Alanlara!”

Katetmemiz gereken nice yolu geride bıraktık. Şimdi meydanları öfkesiyle dolduran, erkek – devlet şiddetine karşı amansız mücadele veren kadınların isyanını yükseltme zamanı.

Dünyanın her yerinde yoksulluğa, savaşa, emek ve beden sömürüsüne karşı kadın+ların isyan sesleri yükseliyor. Bundan 61 sene evvel ‘Bize en yakın şey ölüm olsa bile haklı olan her şey için savaşmaya devam edeceğiz’ diyerek diktatöre karşı direnen Mirabel Kardeşlerin mücadelesi bu yıl patriyarkal kapitalizmin erkek saldırılarına karşı direnen kadınların mücadelesiyle sürüyor. Taliban’a karşı direnen Afganistanlı kadınlar, pandemiyle birlikte yoğunlaşan emek sömürüsüne ve yoksulluğa karşı meydanlara dökülen kadınlar, beden sömürüsü ve patriyarkal denetime karşı sokakları yakıp yıkan kadınlar Mirabellerin ayak izlerinden mücadeleyi büyütüyor. Bu sene yeryüzünün pek çok yerinde katledilen kadınların hesabını sormak için, haklarına, beden ve yaşamlarına sahip çıkmak için direnen kadınlar erkek devletlerin ve sömürgeciliğinin hegemonyasını yerle yeksan etti. Krizin en ağır yansımasının yaşandığı kadın yoksullaşmasına karşı, kadın emeğinin değersizleştirilmesine, sömürüsünün yoğunlaşmasına karşı grevlerle direnen kadınlar erkek sermayeye karşına dikildi. Dünyanın bir yerinde yanan mor ateş başka bir yerde mor ateş kuşlarıyla buluştu, yayıldı, patriyarkal kapitalizmden, egemenlerden hesap sordu.

Bu yıl da erkek devlet şiddetine güç veren yasaları, uygulamaları ve kadın düşmanı politikalarına karşı binlerce Mirabel Kardeşler fabrikalarda, evlerde, meydanlardaydı. Hesap sormak için her defasında daha güçlü haykıran kadınlar, LGBTİ+lar faşizmden, sömürüden, erkek-devlet şiddetinden hesap sormaya, isyanın mor ateşini yaymaya devam edecekler. Biliyoruz; egemenler için büyük alt üst oluş yakın! Son yaklaştı. Onları kendi sonlarına götüren kadınların direnişi olacak! Biliyoruz; onların alt üst oluşu ancak kadın emeğinin, bedeninin ve kimliğinin özgürleşmesiyle nihayetlenecek.

Biliyoruz; patriyarkal kapitalizm kriziyle bize yoksulluktan başka bir şey getirmeyecek. Bu krizinin nihayetinde en çok hedef alınan, sisteme dayanak yapılamak istenen bizim emeğimiz olacak. Bu krizin bedelini kadın emeği sömürüsüyle, işsizlikle, güvencesiz çalışmayla bizlere dayatacaksınız.

Biliyoruz; Ekonomik, siyasal krizinizin yeni savaşlara sürdürülecek. Kadınlara karşı yekten şavaş halinde olduğunuzu biliyoruz. Her egemen savaşında olduğu gibi binlerce kadını gerici, katliamcı vasiniz olan çetelerle, gaspla ve tecavüzle, göçle ve yeniden yeniden sömürüyle karşı karşıya bırakacaksınız. Faşist politikalarınız, savaşınız ve ideolojinizle kadınları hedef alacaksınız. Biliyoruz, Deniz Poyraz’ın kanı ellerinizde, Afganistanlı kadınların, Afrinli, Serakaniyeli kadınların kanı ellerinizde.

Biliyoruz; Fail erkekleri koruyacak erkek yasalarınız. Mahkemelerinizden çıkan koruma kararlarına rağmen katledilecek onlarca kadın. Sizin “kutsalınız” aileyi korumak adına boşanmak isteyen, erkek şiddetini şikayet eden kadınları sokak ortasında katlettirecek, faillere göstermelik cezalar vereceksiniz. Musa Orhan gibi rütbeli faillerinizi korumaya devam edeceksiniz. Bir kadını sırf o saatte orada olduğu için katleden ve kadın olduğu için karşı koyamayacağını zikreden erkek şiddetine o cesareti veren sizlersiniz. Bu katliam cesaretini veren erkekliğiniz kadın katliamlarını “münferit, vahşet” gibi göstermeye çalışarak “aklanmaya” çalışılacak, biliyoruz.

Biliyoruz; Kadın+lar hedefinizde olmaya devam edecek. Nefret cinayetlerinin en büyük destekçisi kürsülerden yükselttiğiniz “ahlak” ahkamları, ellerinizle işaret ettiğiniz LGBTİ+lar olacak. Sizin yok saymaya, yasaklamaya çalıştığınız LGBTİ+lar rengarenk bayraklarıyla zulmünüze karşı “varız” demeye devam edecek.

Biliyoruz; Hedefinizde yine haklarımız, yaşamlarımız var. Göz diktiğiniz, emeğimiz, bedenimiz, kimliğimizi sömürmek için yeni yasalar çıkaracak, var olan yasaları ya uygulamayacak ya da rafa kaldıracaksınız. İstanbul Sözleşmesi’nde olduğu gibi kadınları koruyan yasal düzenlemeleri ortadan kaldırarak failliğe ortak olacaksınız. Buna inat kazanımlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Binlerce kadının yıllardır süre gelen bedellerle kazandığı hakları erkek iktidar oyunlarına, patriyarkal kapitalizmin insafına terk etmeyeceğiz.

Erkek ezberinizi bozmaya devam edeceğiz!

Biliyoruz; en çok direnen kadınlardan korkuyorsunuz. Feministler, devrimci kadın+lar, vekiller size karşı koyan herkes hedefinizde. Ama en çok da kadınlar… Rojava’da direnen kadınların, Taksim’de barikatlarınızı tekmeleriyle dağıtanların, yıllardır bu sokaklarda erkek şiddetine karşı yılmayanların, hapishanelerde direnenlerin cesaretinin bulaşıcılığını bizim kadar iyi biliyorsunuz.

Biliyoruz; sizin sonunuz, zulmünüz bizim cesaretimiz ve direnişimizle sonlanacak! Kadın Komünarlar yine Aynurlarla karşınıza dikilecek. Biliyoruz; bizim sesimiz, Aynur’un sesi bu sene de meydanlarda olacak!

61 sene önce direnen Mirabeller, Rojava’da direnen Arinler, Saryalar, Ivana Hollfmanlar, Aynurlar ve niceleri… Bu sene de feminist isyan nerede yükseliyorsa orada olacaklar. Onbinlerle buluşup, hesap soracaklar. İyi dinleyin! Meydanlardan Aynurların sesi yükseliyor! Erkek egemenliği yerle yeksan edeceğiz!

Kadın Komünarlar Birliği

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*