HBDH YK Üyesi Tekin Yoldaş, “Faşizmi Yıkacağız, Özgürlüğü Kazanacağız” Hamlesinin 1. Yılı Kapsamında Değerlendirmelerde Bulundu

HBDH YK üyesi Tekin Yoldaş, “Faşizmi Yıkacağız, Özgürlüğü Kazanacağız” devrimci seferberlik hamlesinin 1. yılı kapsamında önemli değerlendirmelerde bulundu. Tekin Yoldaş, açıklamasında “İleri…Daha İleri!” diyerek birleşik devrim bayrağını yükselttiklerini ve bu devrimci seferberlik hamlesi kapsamında faşizme karşı etkili eylemler gerçekleştirildiğini kaydetti.

Yoldaş ayrıca, “HBDH milisleri sokak sokak faşizmden hesap sormuşlardır” diyerek faşizmin bütün güvenlik politikalarına rağmen eylemlerinin kararlı bir şekilde gerçekleştirildiğini ve devam edeceğini belirtmiştir.

HBDH Yürütme Komitesi üyesi Tekin Yoldaş’ın video konuşmasının içeriğini sizlerle paylaşıyoruz.

 

/Kaynak: HBDH

 

“HBDH eylemleri faşizmin birleşik devrim mücadelesini engelleyemediğinin kanıtıdır”

Halkların Birleşik Devrim Hareketi olarak 15 Ekim 2020 tarihinde “Faşizmi Yıkacağız, Özgürlüğü Kazanacağız” devrimci seferberlik hamlesini ilan ettik. Geride bıraktığımız bir yılda devrimci seferberlik hamlesi kapsamında Türkiye işçi sınıfının, emekçilerin, Kürt halkının, kadınların, gençlerin ve bütün ezilenlerin sesi olmaya çalıştık. Faşist sömürü düzeni Türkiye halklarına karşı ülkeyi bir halklar hapishanesine çevirirken, siyasetçileri hapse atarken, öğrencilere üniversitelerde okuma hakkını yasaklarken, kadınların geleceğini çalarken, gençlerin geleceğini çalarken, emekçileri sömürürken HBDH olarak onların özgürlük taleplerinin sesi olduk.

Faşizme karşı dağlarda gerilla saflarında, şehirlerde milislerle, devrimci kitle faaliyetiyle alanlarda emeğine, geleceğine sahip çıkarak faşizmi yıkma özgürlüğü kazanma mücadelesini hep daha ileriye taşıdık. Geride bıraktığımız bir yıl içerisinde neredeyse her hafta, her gün yapılan eylemlerle faşizme karşı mücadele etmenin, devrimci şiddetin haklılığının ifadesi olduk. Bugün Zap’ta, Avaşin’de, Metina’da, Gare’de devam eden direniş mücadelesi birleşik devrim mücadelesinin, birleşik devrim gerillasının baş eğmezliğinin, teslim olmazlığının ifadesidir.

Bugün faşist iktidar dağlarda direnen gerillalar karşısında, şehirlerde özgürlük mücadelesi veren milislerin eylemleri karşısında ve Türkiye halkının, işçi sınıfının, emekçilerin, ezilenlerin yükselen muhalefeti karşısında çaresiz kalmış durumdadır. Bu anlamıyla birinci yılında bu mücadelede ölümsüzleşen şehit yoldaşlarımızı, bu mücadelede eylemlerimizi örgütleyen milislerimizi ve birleşik devrim mücadelemize omuz veren herkesi en devrim duygularımızla selamlıyoruz HBDH olarak. Bu mücadele ödenen bedellerle, verilen şehitlerle, tutsaklık pahasına, canları pahasına yapılan devrimci eylemlerle geleceğine sahip çıkmak için faşizme diz çökmeyen işçilerle, emekçilerle, ezilenlerle, gençlerle, kadınlarla büyümektedir. Bir yıl boyunca her gün Türkiye faşist iktidarının bütün inkarlarına rağmen HBDH milisleri eylemlerine devam etti. Faşizmin bütün “ha bitirdik, ha bitiriyoruz” yalanlarına rağmen gerilla güçlerimiz bulundukları bütün alanlarda en güçlü şekilde birleşik devrim bayrağını dalgalandırdılar. Faşizmin baskıları karşısında, faşizmin her türlü teknik imkanını kullanmasına rağmen en güçlü şekilde direnerek faşizmin karşısında yenilmediler. Hatta iradi olarak yaptıkları eylemlerle, direnişlerle, büyüttükleri mücadeleyle faşizme diz çöktürdüler. Bugün Türkiye faşist devleti Başur Kürdistan dağlarında verilen mücadelede artık yenilmiş durumdadır, iradesi kırılmış durumdadır. Ancak elde ettiği teknik istihbaratla, hava saldırılarıyla, kimyasal silah kullanarak, en kirli yöntemleri kullanarak sonuç almaya çalışmaktadır, ama buna rağmen gerillanın direnişi ve haklı mücadelesi karşısında çaresiz kalmış durumdadır.

Türkiye kentlerinde bütün yalanlarına rağmen, görmezlikten gelinmesine, inkâr edilmesine rağmen her gün yapılan HBDH eylemleri faşizmin birleşik devrim mücadelesini engelleyemediğinin kanıtıdır. Her tarafa mobeseler koysalar da, her tarafa kameralar koysalalar da HBDH milisleri en güçlü şekilde eylemlerini örgütleyerek, en kararlı şekilde eylemlerini örgütleyerek sokak sokak faşizmden hesap sormuşlardır. Faşist rejimin iş birlikçisi olan sermaye odakları, faşist kurumlar, Türkiye faşist devletinin kirli savaşını destekleyen devlet kurumları, polis, ordu, gerici bütün örgütlenmeler birleşik devrim milislerinin eylemlerinin hedefi olmuştur.

Faşist iktidar katlettiği her devrimci savaşçının, katlettiği her birleşik devrim gerillasının karşılığında şehirlerde milislerin devrimci eylemleriyle, onların hatıraları ve devrimci kararlılığıyla bir kez daha yüzleşmiştir. Bizlerin eylemlerinde onların isimleri bir kez daha hatırlanırken onların aziz hatırası, onların değerli hatırası faşist rejime ve onun işbirlikçilerine korku salmaya devam etmiştir. Bu anlamıyla bir yılı geride bıraktık. Her günü eylem olan, her günü faşizme karşı mücadele etme olan, her gün hesap soran bir yıl içinde olduk. Bu yılda HBDH güçleri büyük bedeller ödediler. “Faşizmi Yıkacağız, Özgürlüğü Kazanacağız” kampanyası kapsamında Gare’den Türkiye metropollerine İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e, Adana’ya, Mersin’e bütün alanlara mücadeleyi en güçlü şekilde örgütleyerek buralarda faşizme karşı birleşik devrim güçlerini daha güçlü büyüterek, birleşik devrim bayrağını daha yukarı taşıyarak faşizmden hesap sorduk. Bu hesap sorma mücadelesinde tabi ki büyük bedeller ödendi. Bu yolda birçok açıdan bütün imkanlarını seferber etti birleşik devrim güçleri.

 

Bütün imkân ve olanaklarımızla faşizmi yenmek için, en kararlı şekilde hesap sormak için uğraştık

Bugün 15 Ekim 2020’ye göre faşist iktidar daha zayıf devrimciler daha güçlüdür. Birleşik devrim güçleri çok daha güçlü pozisyondadır. O günden başlattığımız bu kampanya belki onlarla başladı, yüzlere, binlere, on milyonlara ulaştı. Bugün HBDH’ın adını duymayan kalmadı. Gün geçmesin ki faşist rejimin sözcüleri, iç işleri bakanı HBDH’la ilgili bir açıklama yapmasın. HBDH güçleri ile ilgili bir değerlendirmede bulunmasın. Öyle ya da böyle onlar bütün imkanlarını, olanaklarını, bütün maddi-manevi imkanlarını birleşik devrim güçlerini boğmak için, birleşik devrim güçlerini zayıflatmak için kullandılar. Bu bir yıl içinde, bizse bütün imkân ve olanaklarımızla faşizmi yenmek için, faşizme karşı en kararlı mücadeleyi yükseltmek, faşizme karşı en kararlı şekilde hesap sormak için uğraştık. Bu çabamızla 15 Ekim 2020 tarihinden bugüne her günü en güçlü şekilde örgütlemeye çalıştık. Ve 1 Mayıs 2021’de şunu çok net bir şekilde gördük. 1 Mayıs faşizmin bütün yasaklarına, bütün engellemelerine rağmen, yok saymasına rağmen, faşizmin koronavirüs bahanesiyle 1 Mayıs’ı yasaklamasına rağmen HBDH Milisleri yaptıkları eylemlerle, devrimci kitle faaliyeti içinde bulunan güçler 1 Mayıs’ı sahiplendiler. Bu anlamıyla 2021 1 Mayıs’ı aynı zamanda Faşizmi Yıkalım, Özgürlüğü Kazanalım kampanyasının ilk evresinin finali olmuştur. Sonrasında “İleri, Daha İleri” diyerek “Faşizmi Yıkalım, Özgürlüğü Kazanalım” mücadelesini daha ileriye taşıdık. Çağrımız bu yönde oldu.

Faşist iktidarın sokağa çıkma yasaklarına, engellemelerine rağmen eylemlerimiz devam etti. Bulunduğumuz bütün alanlarda faşizmi hedef alan, faşizmin kurumlarından hesap soran, faşist iktidarın sömürü düzenine karşı mücadeleyi büyüten, ona karşı örgütlenen bir pratik içinde olduk. İmkân ve olanaklarımızı en güçlü şekilde faşist iktidardan hesap sormak için seferber ettik.

Faşizmi yıkma, özgürlüğü kazanma mücadelemiz bugün daha güçlü durumdadır. 2021 yılı boyunca HBDH’ın eylemleri devam edecek, faşizmden hesap sormaya devam edeceğiz. Kampanyamızı daha da büyüterek, daha da güçlendirerek, bulunduğumuz bütün alanlarda “ileri, daha ileri” diyerek bütün güçlerimize çağrımız daha ileriye adım atmalarıdır.

Faşist iktidarın bugün sonu yakındır. Artık ekonomik krizle, sömürü düzeniyle, yaşadığı çelişkilerle kendi kendini yürütmekte zorlanan bir iktidarla karşı karşıyayız. Uluslararası anlamda, bölge anlamında bütün ittifak ilişkileri zayıflamış bir iktidardan bahsediyoruz. Bütün bu gelişmelerin karşılığında ama bizler, devrimci güçler rolümüzü düzgün oynamazsak, üzerimize düşen tarihsel sorumluluğu yerine getirmezsek faşist iktidar kendi kendine yıkılmayacaktır. Bu açıdan bu iktidarı bu noktaya getiren, zayıflatan HBDH güçlerinin kararlı ve haklı mücadelesidir. Bu mücadele de kararlıyız daha da büyütmeye, faşizmden daha güçlü hesap sormaya, bulunduğumuz bütün alanlarda onu hedef almaya devam edeceğiz.

 

“Çağrımız bütün güçlerimize en güçlü şekilde faşizme son darbeyi vurmak için daha güçlü bir şekilde örgütlenmektir”

Direnen işçi sınıfının, emekçilerin, erkek egemen sisteme karşı boyun eğmeyen kadınların, erkek egemen sistemin cinayetlerine direnen kadınların, geleceğine sahip çıkan gençlerin, baş eğmeyen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin, emeğine sahip çıkan tütün işçilerinin ve yine emeğine, sırtında taşıdığı kağıt balyalarına sahip çıkan atık-kağıt işçilerinin bu anlamıyla faşizm tarafından geleceği çalınan herkesin, zindanlarda tutsak olan Türkiye’li ve Kürdistan’lı devrimcilerin, Abdullah Öcalan şahsında, Kürt halk önderi şahsında Kürt halkının siyasi iradesinin ve onun özgürlük mücadelesinin sesi olmaya devam edeceğiz. HBDH olarak çok kararlıyız. Faşizmi yıkma, özgürlüğü kazanma mücadelemizi daha ileriye taşıyacağız.

Birinci yılımızda hamlemiz güçlenerek, büyüyerek, gelişerek devam etmektedir. Buradan çağrımız milislerimize, bütün güçlerimize en güçlü şekilde faşizme son darbeyi vurmak için daha güçlü bir şekilde örgütlenmek, mücadelemizi yükseltmek, eylemlerimizin çizgisini daha da yukarıya taşımaktır. Biz örgütlendikçe, biz mücadele ettikçe, biz hesap sordukça faşizm küçülecek, ideallerimiz büyüyecektir. Kahrolsun Faşizm! “Faşizmi Yıkacağız, Özgürlüğü Kazanacağız” “İleri, Daha İleri”, Yaşasın HBDH, Yaşasın Birleşik Devrim Mücadelemiz!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*