TKP-ML üyesi Cemil Amed: “Biz hiçbir zaman devrim şehitlerini mezarlarda aramayacağız. Biz hiçbir zaman onları dört tahtaya çakılı tabut içerisine koyup gömmeyeceğiz. Çünkü onlar bizimledir”

Rojava’da ölümsüzleşen DKP/BÖG üyesi Halid Ebu Ruken için düzenlenen etkinliğe MLKP, MKP, TKP-ML TİKKO, THKP-C MLSPB, YPG, TKEP/L temsilcileri katılarak Halid Ebu Ruken’i andı ve onunla ilgili düşüncelerini ifade ettiler. TKP-ML TİKKO adına söz alan Cemil Amed ise şunları söyledi:

Halit yoldaş şahsında bütün devrim ve sosyalizm şehitlerini saygıyla ve minnetle anıyorum. Ağustos ayında şehit düşen bütün devrimcileri saygı ve minnetle anıyorum.

Biz hiçbir zaman devrim şehitlerini mezarlarda aramayacağız. Biz hiçbir zaman onları dört tahtaya çakılı tabut içerisine koyup gömmeyeceğiz. Çünkü onlar bizimledir. Bizim mücadelemizde, ideallerimizde ve kavgamızdadırlar. Bizimle yaşıyorlar. Biz bugün yine Halit yoldaşı, o devrim emekçisini, işçisini, o mütevazi insanı yanımızda görüyoruz. O, güler yüzüyle, o devrimci yaklaşımıyla hal-hatır soran tutumuyla, fedakarlığıyla yanımızdadır. Devrimciler hem birer sıra neferidir ama yaptıkları sıra dışıdır. Onları sıra neferi yapan çok sayıda devrimcilerin, emekçilerin, işçilerin devrim safında yer almasıdır. Ama onların yaptıkları sıradan değildir. Büyüktür, anlamlıdır, değerlidir.

O, işgalciliğe övünen, soykırım tarihleri gerçekleştiren bir devlete karşı durdu. Diktatörlüğe, ırkçılığa, soygunculuğa, sömürüye karşı durduğu için büyüktürler, sıra dışıdırlar. Biz onları sıra dışılığından anlıyoruz. Onun büyüklüğünü sadece gençlik yıllarında değil, orta yaşlarında değil en ileri yaşını devrime adadığı için büyük kabul ediyoruz. Bu yüzdendir ki o sıra dışıdır. Bu yüzdendir ki o hiçbir zaman dört tahtaya çakılı bir tabuta konulmayacak kadar değerli ve büyüktür. Devrimciler yağmur damlaları gibidir. Kuru toprakları yeşertir. Oraya canlılık, umut, iddia taşır. Bu yüzdendir ki onlar ölümsüzdür. Hiç kimse bizlere onları mezarlıklarda aramamızı istemesin. Çünkü onlar her taraftadırlar. Rojava’da, Kürdistan’da, Türkiye işçi sınıfının emek ve devrim mücadelesinde, sosyalizm mücadelesindedir.

Eğer, cesaret varsa ölüm yoktur orada. Eğer, devrim iddiası varsa ölüm çürümüştür orada. Bu yüzden, biz Halit yoldaşı gerçekten devrimin bir emekçisi, bir işçisi, mütevazi ama iddialı bir yaşamı örgütleyen kişi olduğu için örnek almalıyız. Tıpkı Nubar Ozanyan yoldaş gibi. İkisinin de devrim mücadelesi yolunun ne kadar birbirine benzediğini görüyorum. Nubar Ozanyan yoldaş da  tıpkı Halit yoldaşımız gibi, herkesin Halit abisi gibi Rojava’ya, Ermenistan’a, Karabağ’a, Türkiye işçi sınıfının mücadelesine ve Kürdistan’a kadar uzanan bir direniş köprüsü olmuştur. Bu yüzden onlar hem militan hem sıra neferi hem de enternasyonal ölümsüz kahraman olmuşlardır. Onları vitrinlerde göremeyiz. Onların yaptıkları hep görünmez, sessiz ve sakindir. Ama yaptıkları bir o kadar da anlamlıdır. Nubar Ozanyan yoldaş da tıpkı Halit yoldaşımız gibi bütün ömrünü devrime, sosyalizme adayarak ve emperyalizme, faşizme karşı savaşarak geçirdi. Dolayısıyla her ikisi de devrimin direniş köprüleridir. Birer emekçileridir.

Sovyet devriminde meçhul asker anıtları vardır. Kahramanlar vardır ve bir de meçhul asker anıtları vardır. Onlar isimsiz binlerce, on binlerce, yüz binlerce emekçinin isimlerini yazmak, sıra sıra dizmek mümkün değilse de bir anıt ile onları anıyorlar. Bizler de aynen devrimin sonsuz ve sayısız emekçilerini, şehitlerini meçhul asker anıtları ile anacağız. Asıl kahramanlar onlardır. Asıl kahramanlar halktır. Asıl kahramanlar işçilerdir. Asıl kahramanlar devrimcilerdir. Hiçbir zaman soyguncular, işgalciler, talancılar, emperyalistler kahraman olamazlar. Onlar sadece soygun tarihi yazarlar. Sadece işgal ve soykırım tarihleri yazarlar. Sadece lanetli ve karanlık bir tarih yazarlar. Biz devrimciler umudun, emeğin, sosyalizmin tarihini yazıyoruz. Bugün de yazıyoruz. Biz azınlığız. Azınlıktayız ama çoğunluğu temsil ediyoruz. Biz sosyalizmi temsil ediyoruz. Burada bulunan bütün devrimciler geleceğin sahipleridirler. Sosyalizmin sahipleridir. Geleceği nasıl yaratılacağını, nasıl inşa edileceğini öğretiyorlar. Halit yoldaş da böyle bir öğretmendi. O sadece okulda öğretmenlik yapmadı çocuklara. O aynı zamanda bizlere de ‘gençlik yıllarınız birkaç ayını, birkaç yılını devrime değil; orta yaşınızın sadece birkaç ayını birkaç dönemini devrime vermeyin; bütün ömrünüzü verin’ demiştir. O yüzden öğretmendir. Biz öğretmenimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. Onu saygıyla, minnetle sevgiyle anıyoruz. İdeallerini yaşatacağımıza söz veriyoruz.

Kahrolsun emperyalizm!

Kahrolsun feodalizm!

Kahrolsun her türden gericilik!

Yaşasın halk savaşı!

Yaşasın demokratik halk devrimi!

Devrim şehitleri ölümsüzdür!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*