MLKP üyesi Raperin Çem: “Halit yoldaş şahsında tüm ölümsüz yoldaşların eylemi, yaşamsal duruşları daha büyük bir varlık ve ideolojik değer haline geliyor”

Rojava’da ölümsüzleşen DKP/BÖG üyesi Halid Ebu Ruken için düzenlenen etkinliğe MLKP, MKP, TKP-ML TİKKO, THKP-C MLSPB, YPG, TKEP/L temsilcileri katılarak Halid Ebu Ruken’i andı ve onunla ilgili düşüncelerini ifade ettiler. MLKP adına söz alan Raperin Çem ise şunları söyledi:

Halit yoldaş şahsında ağustos ayında ölümsüzleşen devrim ve sosyalizm şehitleri başta olmak üzere tüm ölümsüzlerimizi büyük bir saygı, sevgi ve minnetle anıyorum.

Ölümsüzler bizler için bir yaşam parolasıdır. Ölümsüzler aynı zamanda nasıl yaşanması gerektiği ve nasıl yürünmesi gerektiğine dair bir paroladır. Kutsiye Bozoklar bize şu sözü miras olarak bıraktı: “devrimci olmak değildir önemli olan, devrimci yaşamak ve devrimci ölmektir”. Halit yoldaş ve ölümsüz her yoldaşa baktığımızda onlar bu kararlılığı, bu iradeyi gösterdikleri gibi daha büyük bir kararlılık ve iradeyi devrimci yaşamak, devrimciliği bir yaşam tarzı haline dönüştürmek ve gerektiğinde bir devrimci olarak ölümsüzleşmek bayrağını üstlenerek yerine getirdiler. Bu yanıyla, partimiz MLKP ölümsüzleri anmanın, ölümsüzlerden öğrenmenin, onların yaşatmanın en önemli özelliğinin onların yaşamlarına bakmak olduğunu, yaşamlarımızda onları pratikleştirmek olduğunu söyler. Bu doğrultuda baktığımızda ise Halit yoldaşın yaşamında devrimci mücadele açısından oldukça uzun bir serüven var. Bir o kadar bu uzun devrimcilik serüveni içerisine birçok şeyi biriktirdiğini, birçok devrimci değeri sığdırdığını görebiliyoruz. Bunları, devrimciler bakımından, devrimci komünistler bakımından ayırt edici özelliklerden biri olarak şehitlere bağlılığı Halit yoldaş şahsında söyleyebiliriz. Bugüne kadar Halit yoldaş burada ölümsüzleşen devrimcilerin ardından onlara karşı sorumluluğunu yerine getirirken bugün biz ona karşı bu sorumluluğu yerine getiriyoruz.

Halit yoldaşın yaşamına baktığımızda emekçiliğini, bir devrimcide, bir komünistte olması gereken, en değerli özelliklerden birinin iddialı, iradeli, umutlu ve bir o kadarda mütevaziliğini, emekçiliğini görüyoruz. Bunun, devrimci olmanın ve aynı zamanda devrimci kalmanın, devrimci ölebilmenin diyalektik ilişkisi içerisinde bütünleşmiş, harmanlanmış bir yaşam tarzı olabildiğini görüyoruz. Bu yanıyla öğreticidir bizlere, ardıllarına ve gelecek kuşaklara.

Halit yoldaşın devrimciliğine baktığımızda devrimci yaşamına, ideallerine bağlılığını sürdürdüğü koşullara baktığımızda oldukça zor, çetin ve büyük bedeller gerektiren dönemlerde görev üstlendiğini, devrimci yaşamda ısrar ettiğini, devrimciliğin hangi görev olursa olsun görev ayrımı yapmadan kendi gerçekliği içerisinde ama devrimci kalarak ama devrimcilikte ısrar ederek bir duruş gösterdiğini görüyoruz. Öğrenmemiz gereken, ardıllarına elbette ki daha fazla taşımamız gereken en önemli özelliklerden biri budur. Bu şu açıdan önemlidir; nasıl ki Sovyet Devrimi’nin yenilgisi ardından, sosyalizme karşı yürütülen mücadelede karşı-devrimin örgütlediği saldırılar arasında politik-örgütsel saldırılar kadar komünizme karşı bir ideolojik saldırılar toplamı da vardır. Bugüne baktığımızda o gün ki koşullarda devrimci kalabilmek nasıl ki önemliyse bugün içinden geçtiğimiz siyasal ağırlığı olan sürece baktığımızda benzer dönemleri yaşıyoruz. AKP faşizminin, dünya sistemi açısından baktığımızda kapitalizmin içinden geçtiği kriz sürecinde devrimci hareketlere dönük, komünistlere dönük tasfiye saldırıları politik-örgütsel olduğu kadar en fazla da ideolojik saldırılarını yoğunlaştırdığı bu dönemde devrimci olmak çok büyük ve çok anlamlıdır. Ama devrimci kalmak ve devrimci ölebilmek daha büyük bir değer haline geldi. Bu nedenle, kolay devrimciliklerin tercih edildiği yerlerde Halit yoldaşın, Halit yoldaş şahsında tüm ölümsüz yoldaşların eylemi, yaşamsal duruşları daha büyük bir varlık ve ideolojik değer haline geliyor. Bunları büyütmek elbette ki bizim omuzlarımızda bir görevdir. Bu devrimci yoldaşlığın bir görevidir aynı zamanda. Bütün şehitleri parti şehitleri olarak sahipleniyoruz. Bütün devrim ve sosyalizm şehitlerini kendi şehitlerimiz olarak alıyoruz. Onların yaşamlarından öğrenmeyi önümüze büyük bir görev olarak koyuyoruz. Bu bakımdan Halit yoldaşın yaşamından başka bir öğrenilmesi gereken; örgütlü duruştur. O örgütlü bir duruşu seçti. Biliyoruz DKP/BÖG’ün zor süreçlerden geçtiğini. Bu zor süreçlerde örgütlü yaşamı tercih etti. Bu, bir inanç; devrime, sosyalizme bağlılığın ve örgütlü olmanın mutlak ve mutlak zorunluluk olduğunu kavramanın, içselleştirmenin bir duruşudur. Sahiplenilmesi ve büyütülmesi gereken en önemli şeylerden biri budur.

Halit yoldaş enternasyonal bir devrimci, savaşçı olarak Filistin’den tarihinin başlattı. Birçok devrimci örgütün tarihinde olduğu gibi Filistin ilk enternasyonal buluşmaların Ortadoğu bakımından buluştuğu bir mevzidir. Bugün de bu enternasyonal devrimciliğin büyütüldüğü yer Rojava topraklarıdır. Halit yoldaş Arap ve Kürt kökenli bir devrimci olarak Rojava devrim topraklarına geldiğinde aynı zamanda enternasyonal görevleri itibariyle burada yerini aldı. O, bize aynı zamanda birçok ölümsüz yoldaşımızda olduğu gibi Rojava devrim topraklarının her karışına, adımına, cephesine, mevzisine baktığımızda görebileceğimiz bir devrimci yoldaşlığın ortak kanlar dökülerek yaratılmış bir devrimin daha fazlasının sahiplenilmesinin ve büyütülmesinin gerektirdiğini gösteriyor. Rojava devrim toprakları bu yanıyla tüm dünya emekçi halklarına, kadınlara, gençlere umut olan bir devrim özelliği taşırken aynı zamanda devrimlere karşı, sosyalizme karşı bu kadar saldırıların yaşandığı bir yerde bir devrimin ayakta durma çabası ve bunun içerisinde bizim varlığımızın ve görevlerimizin daha büyük bir anlam taşıdığını şehitlerimiz şahsında öğreniyoruz. Halit yoldaş ve Rojava devrim topraklarında ölümsüzleşen bütün yoldaşlara karşı görev ve sorumluluğumuzdur aynı zamanda. Rojava devrim topraklarını savunmak, onu işgalcilere ve sömürgecilere karşı sonuna kadar savunmak aynı zamanda ölümsüzlere verdiğimiz bir sözdür. Aynı zamanda onlara karşı bir diğer sorumluluğumuz sosyalizmi inşa etmektir. Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren işgalcilere karşı, egemenlere karşı Ortadoğu’da sosyalizm bayrağını yükseltmektir. Biz devrimci komünistler, yurtseverler olarak birleşik mücadeleyi Türkiye ve Kürdistan’da yürütmenin iddiası ve adımıyla yan yana gelen devrimciler olarak aynı zamanda sosyalizm mücadelesini, komünizm mücadelesini Ortadoğu’ya taşımak gibi tarihsel bir görevimiz vardır. Halit yoldaş şahsında hem onların anılarına bağlılığın hem onların ideallerini yaşatmanın hem de şehitleri yaşamları ile birlikte yaşamlarımıza taşımanın anlamı ve değerini pratiklerimizde, sözümüzde, eylemimizde daha güçlü taşıyacağımızın sözünü veriyoruz. Halit yoldaş şahsında partim adına ölümsüzlerimize verdiğimiz bu sözü kanımızın son damlasına kadar, nefesimizin son anına kadar bu değerlerimize, şehitlerimize bağlılığımızı ve bu neticede görevlerimize bağlı kalacağımızı bir kez daha söylüyoruz. Şehit namırın! Halit yoldaş ölümsüzdür! Yaşasın birleşik Türkiye ve Kürdistan devrimi!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*