DKP/BÖG üyesi Aziz Efe: “DKP/BÖG’ün harcında Halit yoldaşı Filistin’e götürtüp oradan Amed’e ve İstanbul’a götüren devrimci irade vardır”

Rojava’da ölümsüzleşen DKP/BÖG üyesi Halid Ebu Ruken için düzenlenen etkinliğe MLKP, MKP, TKP-ML TİKKO, THKP-C MLSPB, YPG, TKEP/L temsilcileri katılarak Halid Ebu Ruken’i andı ve onunla ilgili düşüncelerini ifade ettiler. DKP/BÖG adına ilk sözü alan Aziz Efe ise şunları söyledi:

Yoldaşlar, Halit yoldaş hepimizin bildiği gibi bundan kısa bir süre önce 9 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz Ölümsüzler Haftası’nda Mehmet yoldaş başta olmak üzere DKP/BÖG şehitlerimizi anma etkinliğimizde bizimle beraberdi, yan yanaydı. Onu Rojava topraklarında enternasyonalist bir devrimci olarak sonsuzluğa uğurladık. Bir devrimci için, bir sosyalist için ölüm her zaman mücadelenin ve yaşamın gerçekliğidir. Mücadelenin belirli bir aşamasında ölümle defalarca karşı karşıya gelmiştir Halit yoldaş. Defalarca ölümle ve onun gerçekliğiyle karşılaşmıştır. Önderimiz Ulaş Bayraktaroğlu’nun bir sözü var: “insan bir defa yaşar bir defa ölür. Devrimci her ikisini de doğru yapandır”. Halit yoldaş bunu doğru yapan bir yoldaşımızdı. Kendisi Kurtuluş geleneğiyle 1975-76’lardan başlayarak Kızıltepe’de Arap-Kürt kökenli bir ailenin ferdi olarak bu mücadeleye başladı. Kendisi Kürdistan’da sömürgeciliğe karşı o dönemde Kurtuluş Hareketi içerisinde yer alıp hem bir Kürt olarak Kürdistan’ın özgürlük mücadelesinde yer aldı ve aynı zamanda kapitalist sömürü sistemine karşı mücadelede yer aldı. Sonrasında 12 Eylül askeri darbesi koşullarında Filistin için Lübnan’a giderek orada 3 yıla yakın enternasyonalist bir devrimci olarak siyonizme ve emperyalizme karşı bir devrim mücadelesinin neferi olarak, enternasyonalizmin bayrağını ileri taşıdı. Sonrasında Türkiye ve Kuzey Kürdistan Kurtuluş Örgütü’ne yönelik bir operasyonla Amed’de yakalandı ve 7 yıla yakın bir tutsaklık süreci oldu.

61 yaşında ölümsüzleşti Halit yoldaşımız. O, hayatının önemlice bir kısmını devrim ve sosyalizm mücadelesine adadı. 90’lı yıllarda hapishaneden çıktığında mücadele kaçkınlığı, sosyalizmden uzaklaşma, tasfiyecilik, yasadışı faaliyetten vazgeçme, legalizm süreçleri olurken o dönemde Kurtuluş Hareketi için önemli ve belki de politik alanda itibarı zor ama örgüt için kritik bir çok görevi yerine getirdi. 90’lı yıllar boyunca hem Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla ve genelde yer alan atmosferde 12 Eylül yılgınlığı koşullarında o, örgütte ve örgütlü mücadelede ısrar eden bir yoldaştı. O zaman için risk olabilecek, belki de birçok insanın yapmak istemediği birçok görevi yerine getirdi. Kurtuluş Hareketi de hem Sovyetlerin yıkılışı hem de 12 Eylül askeri darbesinin yarattığı tasfiyeci dalgadan çok ciddi bir şekilde etkilendi. Sonuç olarak şunu diyebiliriz: O yılgınlık atmosferinde, sol liberalizmin hegemonyası karşısında onun aziz hatırası bizlere şunu hatırlatıyor. Halit yoldaş, örgütten ve örgütlülükten yana tavır alan bir yoldaştı. Örgütlü mücadele ısrar etmişti. İşçi sınıfının mücadelesinde ısrarcıydı. Proletarya sosyalizminde ısrarcıydı. Enternasyonalizm tavrında ısrarcıydı. Bu yönüyle onun mücadelesi her zaman Kurtuluş Hareketi içerisinde daha devrimcilikte ısrar eden proletaryanın devrimci kurtuluş örgütü olan odakla oldu. Sonrasında partileşme sürecimiz gerçekleşti ve hem Kasım Atılımı sonrasında –kendisi gibi o dönemde Devrimci Karargah operasyonu sırasında tutuklanan birçok isim sonrasında Avrupa’ya gidip mülteci olmuştu- o, Kürdistan topraklarına gelerek Mehmet yoldaşın çağrısıyla DKP/BÖG ile kaderini birleştirdi. Bu açıdan, hem ileri yaşına rağmen bize şunu ispatlamıştır. Bir komünistin yaşı yoktur. Sistemle çelişkileri olan bir komünist her zaman mücadeleden ve örgütten yanadır. Yaşamıyla bu pratiği bizlere sundu. Bu açıdan çok net şunu söyleyebiliriz; Bizler için Halit yoldaş her zaman genç bir yoldaş olmuştur. Yaşamda emeğiyle, katılımıyla en öndeydi. Hem de içinden geldiği geleneğin tasfiyeci ve reformist eğilimleri karşısında devrimci bir tercihi destekleyen bir yerde durdu. Bu açıdan bizim için de, 90’lı yıllarda bu mücadele içerisinde olan genç kadrolar için, geçmişle o bağlantıyı kurmak açısından da önemli bir isimdi. Bu yönüyle bir değerdi. Tarihsel anlamıyla, bir tarihsel bütünlüğü ve devamlılığı ifade etmektedir.

O, bu mücadelenin bu örgütlülüğün yanında durdu. Mehmet yoldaşın çağrısıyla bu topraklara geldi. Partimizin bir çok görevinde bir çok kritik aşamasında yer aldı, görev aldı. O dönem parti ile ilişkisi daha dost pozisyonundayken, özellikle partimiz ikinci kongresini gerçekleştirdikten sonra, içerisinde bulunduğu askeri-politik stratejisi daha da netleştikten sonra bizimle ilişkileri daha net bir zemine oturdu. Partimizin sorunları çözme sürecinde her zaman örgütle ve partiyle hareket etmiştir. Bu çok önemli bir tercihti. Sonuç olarak, biz onun ideallerinin taşıyıcısıyız. DKP/BÖG, onun mücadele geleneğini bugüne taşıyan bir çizgidir. O, reformizmin, tasfiyeciliğin, düzen içiliğin reddi ve devrimciliğin sahiplenilmesidir. DKP/BÖG’ün harcında Halit yoldaşı Filistin’e götürtüp oradan Amed’e ve İstanbul’a götüren devrimci irade vardır. Bu açıdan bu sürekliliğin takipçisiyiz. Halit yoldaşın ideallerinin takipçisiyiz. Onun ideali olan Türkiye ve Kürdistan birleşik devrimini gerçekleştirmek bizim tarihsel sorumluluğumuzdur. Halit yoldaş, her zaman mücadelenin içinde oldu. Yoldaşlarının yanında oldu. Partisiyle de bütünleşmesi bu açıdan anlamlıdır. O, tarihsel bütünlüğü bugüne taşıdı. Serekaniye Savaşı döneminde faşist Türk devletinin işgali karşısında aktif bir şekilde görev alıp partisiyle ve yoldaşlarıyla daha güçlü bir şekilde buluştu.

Bizler, DKP/BÖG adına söz vermek istiyoruz. Onun ideallerinin takipçisiyiz, mücadelesinin takipçisiyiz, devrimcilik ve sosyalizm iddiasında sonuna kadar devam edeceğiz. Onun ideallerini gerçekleştireceğiz, Türkiye ve Kürdistan devrimini gerçekleştirmek boynumuzun borcudur. Halit yoldaş sen rahat uyu, senin ideallerin bizimle beraber partimiz saflarında yaşamaya devam edecektir. Yaşasın devrim, yaşasın sosyalizm!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*