Mayıs ayı ölümsüzler ve kavga ayıdır – Tekin YOLDAŞ

Türkiye ve Kürdistan devrim mücadelesi açısından Mayıs ayı birçok devrimcinin ölümsüzler katına yürüdüğü bir aydır. 6 Mayıs’ta Üç Fidan, 9 Mayıs’ta Ulaş Bayraktaroğlu, 18 Mayıs’ta İbrahim Kaypakkaya, Hakî Karer ve Dörtler başta olmak üzere ismini buradan sayamayacağımız birçok devrimci ile birlikte Mayıs ayı ölümsüzlerin bizlere sorumluluğumuzu ve görevlerimizi hatırlattığı bir aydır. Faşist iktidarın bütün katliamlarına ve tasfiye hareketlerine karşı, devrimci çizgi de ısrar etme ayıdır.

Elbette devrim mücadelesi durağan ve o anda yaşanıp biten bir olgu değildir. Bugün somut gelişmeler ışığında devam etmektedir. Devrim ve karşı devrim güçleri arasındaki mücadele bütün sertliğiyle sürüyor. Türkiye ve Kürdistan topraklarında faşizme karşı mücadele her gün yeni bedeller pahasına güçlenmekte ve gelişmektedir. Mayıs şehitlerinin aziz hatıraları bu mücadele de bizlere güç vermektedir.

Bu yönüyle bakarsak Mayıs şehitlerini anmak esasen bugün mücadeleyi en güçlü şekilde sahiplenmekten ve ileri taşımaktan geçmektedir. Türkiye ve Kürdistan topraklarında birleşik devrim mücadelesinin gelişimi ve içinde bulunduğu aşama bizlere bu sorumluluğu dayatmaktadır. Faşist iktidar bir yandan Güney Kürdistan topraklarında işgal politikalarını tırmandırırken aynı zamanda Türkiye topraklarında sömürü ve baskıyı daha da artırmaktadır. Faşizme karşı direniş ve birleşik mücadele olanakları içinde bulunduğumuz tarihsel kesitte uzun bir süredir hiç olmadığı kadar olgunlaşmış durumdadır. Bu konuda birleşik devrim güçlerinin örgütlediği “Faşizmi yıkalım özgürlüğü kazanalım” devrimci hamlesi önemli bir enerji açığa çıkarmıştır. Türkiye’de ve Kürdistan’da önemli bir pratikleşme süreci yaşanmış ve bugün devrimci hamlenin birinci etabı bitip ikinci aşamaya geçerken tablo umut vericidir.

Birleşik devrim mayası Türkiye ve Kürdistan coğrafyasında tutmuştur. İşçi sınıfı, emekçiler ve ezilenler cephesinden ortaya çıkan direniş dinamikleriyle birleşik devrim mücadelesinin yan yana gelişi faşist iktidarın da en büyük korkusudur. Ezen ve ezilen arasındaki mücadele şiddetlendikçe birbirinden bağımsız olarak gelişen direniş dinamikleriyle birleşik devrim mücadelesi arasındaki mesafe kapanmaktadır.

Mayıs şehitleri inandıkları idealler için devrim ve sosyalizm mücadelesi için ölümsüzleştiler. Onların idealleri ve hatıraları bugün birleşik devrim mücadelesinde en güçlü şekilde yaşanmaktadır. Ülkede ve bölgede yaşanan gelişmeler devrimci güçler lehine önemli fırsatların açığa çıktığının işaretini vermektedir. Gün bu temelde faşizme karşı örgütlenme ve kavgayı büyütme günüdür. Bu yönüyle Mayıs ayı şehitlerinin hatıraları birleşik devrim mücadelesinde yaşamaktadır. Bu mücadeleyi zafere taşıyacak olan Türkiyeli ve Kürdistanlı devrimcilerin birleşik devrim mücadelesidir. Birleşik devrimin güçlenmesi ve zafere ulaşması Mayıs şehitlerinin en büyük özleminin gerçekleşmesi anlamına gelecektir.

Güncel planda tarihsel sorumluluğumuz daha fazla artmaktadır. Birleşik devrim mücadelesinin güçlenmesi ve gelişmesi tarihsel olarak mümkün olduğu bir konjonktürdeyiz. Bu fırsatı doğru değerlendirmeli ve tarihsel rolümüzü oynamalıyız. Mayıs şehitleri en doğru temelde anmak bugün birleşik devrim mücadelesini güçlendirmek ve onu zafere taşımaktan geçmektedir. Bizler bugünü en güçlü şekilde örgütledikçe ve mücadeleyi yükselttikçe zafere daha da yaklaşacağız.

Mayıs şehitlerinin anıları ve onların mücadele mirası bu gün Metîna’da, Avaşîn’de, Zap’ta, Garê’de savaşan gerillanın mücadelesinde ve şehirlerde milislerin gerçekleştirdiği eylemlerde yaşamaktadır. Onların anılarını onurlandırmak ve ideallerini zafere taşımak görevimizdir. Bu onurlu tarihi canlara pahasına yaratan Mayıs ayı şehitlerine selam olsun.

Kaynak:Yeni Özgür Politika

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*