HBDH: FİLİSTİN DEVRİMİ ZAFER YOLUNDA

Emperyalist devletlerin tam ve sınırsız desteğini arkasına alan siyonist İsrail devletinin Filistin halkını kendi yurtlarından, tıpkı 1948’de olduğu gibi, tehcir ettirmeye kalkışması, Filistin halkının silahlı intifada duvarına çarptı.

Kahraman Filistin halkı, Siyonist İsrail’in yeni tehcir, yani, zor, tehdit, korku ve sindirmeye dayalı topraklarından söküp atma adımına karşı, işgal altındaki topraklar (İsrail kentleri) dahil her yerde ayaklandı. Bazı kentleri, kısa süreliğine de olsa, denetimine alacak kadar güçlü, kararlı ve savaşma iradesine sahip olduğunu gösterdi.

Siyonist İsrail’in saldırısına karşı yükselen silahlı halk ayaklanması, şimdiden siyonistlerin ve emperyalist devletlerin yüreklerine korku salmıştır. “İsrail, tarihinin en zor günlerini yaşıyor”. Siyonist İsrail’in durumunu ve içine düştüğü korkuyu ifade eden bu söz, bizzat İsrail İçişleri Bakanı’na aittir.

İşgal altındaki topraklarda Filistin ve Yahudi halkın emekçileri ile siyonist İsrail devleti arasında iç savaşın ilk belirtileri ortaya çıkınca ABD emperyalizmi hemen “ateşkes” arayışı içine girmiştir. Bu arayış ve çağrının büyük korkuya kapılan siyonist İsrail devletine, hükümetine ait olduğu kesindir. ABD, siyonist İsrail adına konuşur! Büyük bir korkuya kapılan siyonist İsrail, bir yandan ABD’yi öne sürerken, diğer yandan ara buluculuk için Mısır’ın kapısını çalıyor.

Filistin devrimi zafere yürüyor!

Silahlı halk ayaklanması sadece kurtarılmış topraklarda değil, en önemlisi, işgal edilmiş topraklarda da yükselmeye başlamıştır. İşgal edilmiş topraklardaki Yahudi halkın emekçilerinin Filistin halkıyla yan yana, omuz omuza, ortak mücadele halinde siyonizme karşı, burjuva egemenliğe karşı harekete geçmiş olması Filistin devrimini daha da güçlü kılıyor. Şimdi, devrim mücadelesi bütün topraklara ve bütün emekçi sınıflara yayılmıştır.

“Uzlaşma-müzakere” Filistin devriminin ölümüdür! Böyle bir girişim, Batı Şeria ve Ürdün Vadisi’ni ilhak planını parlamentosundan geçirmiş siyonist İsrail’e zaman kazandırmaktan başka bir işe yaramaz. Siyonist İsrail, bu plan ve hedefinden, “vadedilmiş topraklar”a ulaşma amacından vazgeçmiş değildir. Siyonist İsrail’in Kudüs-Şeyh Cerrah mahallesindeki girişimi ilhak ve işgalle topraklarını genişletme planının bir parçası, devamıdır.

“Sevra Sevra hat-el Nasır”! Yani zafere kadar devrim! Filistin halkının siyonist devleti yıkarak kendisini ve Yahudi emekçi sınıfları kurtarmasının yolu budur. Kurtuluşun yolunun “Oslo Anlaşması” ya da “iki devletli çözüm”den geçmediğini Filistin halkı tarifsiz acılara katlanarak, büyük bedeller ödeyerek öğrenmiştir.

Bu yol, emperyalistler ve onunla işbirliği içindeki Filistin burjuvazisi tarafından Filistin halkına dayatılmıştır. Bu yol, Filistin halkını aldatma, oyalama ve siyonist İsrail’e zaman kazandırma yoludur. Filistin burjuvazisi burada suç ortağıdır.

Doğu Kudüs’teki vahşi saldırının tutuşturduğu ayaklanma, tüm dünya emekçi, yoksul halklarının devrimci kitle eylemleri ve gösterileriyle karşılandı. New York’tan İstanbul’a, Latinler’den Ortadoğu’ya her yerde Filistin’e destek gösterileri var. İsrail vahşeti her yerde protesto ediliyor. Sömürücü yöneticiler İsrail siyonizminin ardında sıralanırken, halklar Filistinli kardeşleriyle dayanışma gösterilerine akıyor. Filistin devrimi ortaya çıktığından beri enternasyonal bir öz taşımıştır. Filistin devrimini yenilmez kılan, aynı zamanda onun bu enternasyonal özüdür!

Dünya emekçi halklarının devrimci eyleme dayalı enternasyonal dayanışmasını dünyanın dört bir tarafında arkasına alan kahraman Filistin halkı kendi topraklarına ve özgürlük hedefine Filistinli devrimci örgütlerin öncülüğünde ulaşacaktır. Bu son savaşta, Filistinli devrimci örgütler ortaya koydukları mücadele örneği, kararlılık, yüksek cesaretle Filistin halkını zafere taşıyacaklarını bir kez daha kanıtlamışlardır.

Biz HBDH olarak Filistin halkı ve devrimci örgütleriyle tüm olanaklarımız ve gücümüzle devrimci dayanışma içindeyiz. Türkiye ve Kürdistan halkları adına HBDH, bu zafer yürüyüşünde Filistin halkı ve devrimci örgütleriyle enternasyonal dayanışma içinde olmayı devrimci görev olarak kabul eder.

Türkiye ve Kürdistan devrimci güçleri, 60’lı yılların sonlarından bugüne devrimci eylemlerle, siyonist İsrail’e karşı savaşarak; bu savaşta yaşamlarını feda ederek, omuz omuza savaşarak Filistin devrimiyle dayanışma içinde olmuşlardır. Bundan sonra da bu devrimci enternasyonalist çizgiyi kararlılıkla devam ettireceklerdir.

Yaşasın Filistin Halkıyla Devrimci Enternasyonal Dayanışmamız!

Yaşasın Filistin Halkının Silahlı İntifadası!

Sevra Sevra hat-el Nasır!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*