PKK: 1 Mayıs’ta işgale karşı mücadeleyi yükseltelim!

Yurtsever Kürt halkı ve tüm emekçiler olarak yeni bir 1 Mayıs’ı yaşıyoruz. İşçi ve emekçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ı kutluyoruz. 8 Mart ve Newroz kutlamaları, bu 1 Mayıs’ın da büyük bir coşku içinde geçeceğini ve AKP-MHP faşizmine karşı halk direnişinde yeni bir zirve olacağını bize gösteriyor. Sokak ve meydanların işçi ve emekçilerle dolacağı ve bu konuda hiçbir engel ve yasağın dinlenilmeyeceği şimdiden açıkça görülüyor. Her alanda özgürlük, demokrasi ve sosyalizm haykırışlarının yükseleceği anlaşılıyor. Halkımızın 1 Mayıs meydanlarını doldurarak ‘Özgürlük Zamanı’ hamlemizi yükselteceği ve Önder Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü isteyeceği belli oluyor.

FAŞİST AKP/MHP DİKTATÖRLÜĞÜNÜ YIKMAK İÇİN MEYDANLARA

Bunlar temelinde, başta Önder Apo olmak üzere tüm yoldaşların, yurtsever halkımızın, işçi ve emekçilerin, devrimci ve sosyalist güçlerin 1 Mayıs birlik, dayanışma ve mücadele gününü kutluyor; yeni 1 Mayıs yılında özgürlük ve demokrasi mücadelesi yürüten herkese üstün başarılar diliyoruz. Son büyük şehidimiz, HPG Komuta Konseyi ve HBDH Yürütme Komitesi üyesi olan, HBDH yönetiminde PKK temsilciliği görevini başarıyla yürüten Sinan Dersim Yoldaş şahsında tüm 1 Mayıs ve özgürlük mücadelemiz şehitlerini saygı ve minnetle anıyor; amaçlarını başarma ve anılarını yaşatma sözümüzü yineliyoruz. Bu 1 Mayıs’ın AKP-MHP faşizminin çöküş sürecini hızlandıracağına inanıyor; yurtsever halkımızı ve Türkiye’nin tüm işçi ve emekçilerini, kadın ve gençlerini faşist AKP-MHP diktatörlüğünü yıkmak için meydanları doldurmaya çağırıyoruz.

Biz Kürdistan Özgürlük Hareketi ve Kürt halkı olarak, dünyanın tüm işçi ve emekçi güçleri olarak böyle bir anlamlı 1 Mayıs yaşamaya çalışırken, faşist-soykırımcı TC Devletinin ve AKP-MHP faşist iktidarının 23 Nisan akşamından itibaren Medya Savunma Alanlarımızın Metina, Zap ve Avaşin bölgelerine yönelik yeni bir planlı işgal ve imha saldırısı başlatmış olduğunu görüyoruz. Faşist TC ordusunun ve kirli özel savaş çetelerinin Uludere, Çelê, Gever ve Şemzinan’dan sınırı geçerek dört koldan HPG ve YJA-Star gerillalarının üs bölgelerine saldırdığı görülüyor.

GERİLLANIN BAŞLATTIĞI HAMLELERE ÜSTÜN BAŞARILAR DİLİYORUZ

Söz konusu saldırıda savaş uçağı, helikopter ve keşif uçakları olmak üzere tüm hava güçleri ile kara birlikleri ve DAİŞ-El Kaide artığı çete güçleri kullanılıyor. Ağır bombardımana dayalı olarak havadan indirmeler yapılarak gerilla denetimindeki stratejik coğrafi noktalar tutulmaya ve alan işgal edilmeye çalışılıyor. Bu temelde alandaki köyler ve tüm sivil yerleşim yerleri zorla boşaltılıyor. Kürt düşmanı AKP-MHP faşizmi, Efrîn ve Serikani’den başlattığı, Xakurkê ve Heftanin ile sürdürdüğü Kürdistan’ın Rojava ve Başur parçalarını işgal etme çabalarını Metina, Zap ve Avaşin’in işgaliyle sürdürmek istiyor.

Bu soykırımcı işgal saldırılarına karşı HPG ve YJA-Star gerillalarının her alanda kahramanca direndiği ve işgalci güçlere ağır darbeler vurduğu basın organları tarafından kamuoyuna sürekli duyuruluyor. Gerilla Karargahımız, yaşanan savaşın sonuçlarına dair her gün somut bilançolar yayınlıyor. Söz konusu bu alanları işgalin öyle kolay olmayacağı, faşist TC güçlerinin adeta gerilla tuzağına düşmüş olduğu, görkemli Zagros coğrafyasının sömürgeci-soykırımcı AKP-MHP faşizmine mezar olacağı, gerillanın 2008’de Zap’ta başlattığı ve geçen Şubat’ta Garê’de geliştirdiği zaferi Zagros’ta tamamlayacağı anlaşılıyor. Bu temelde HPG ve YJA-Star gerillalarının geliştirdiği kahramanca direnişi selamlıyor ve gerillanın başlattığı ‘Bazên Zagrosê Devrimci Hamlesi’ ile Cenga Habur Devrimci Hamlesi’ne üstün başarılar diliyoruz.

AKP-MHP FAŞİZMİ SOYKIRIM SALDIRILARINI ABD, AB VE RUSYA’DAN ALDIĞI DESTEKLE YAPMAKTADIR

Söz konusu saldırının, 23 Nisan günü yeni ABD Yönetimi ile Tayyip Erdoğan Yönetimi arasındaki ilk görüşmelerin hemen ardından başlamış olması dikkat çekiyor. Şubat 2008 Zap saldırısı da dönemin ABD Yönetimi ile Tayyip Erdoğan’ın 5 Kasım 2007 tarihindeki görüşmesinin hemen ardından başlamıştı. 1 Aralık 2007’den itibaren ABD hava sahasını TC uçaklarına açmış ve İHA’larla TC’ye keşif bilgileri aktarmaya başlamış, Şubat 2008’de de TC’nin işgal saldırısı gündeme gelmişti. Kuşkusuz bütün bunlar bir tesadüf ve anlamsız şeyler değildir. PKK’nin değil savaşması, Irak’taki varlığına bile karşı çıkan güçlerin Aralık 2007’den beri TC’nin Irak sınırları içerisinde 24 saat PKK gerillasına saldırmasına ses çıkarmadığı gibi destek veriyor olması durumu daha da anlaşılır kılmaktadır.

AKP-MHP faşizmi, Kürtlere yönelik soykırım saldırılarını ABD, AB ve Rusya’dan aldığı güç ve destekle yapmaktadır. ABD ve Irak Devleti hava sahasını TC güçlerine açarak bizzat saldırıya destek vermektedir. Başta KDP olmak üzere söz konusu işgale karşı tavır almayan Kürt güçleri de söz konusu işgal saldırısını kerhen destekliyor olmaktadır. Bu vesileyle söz konusu bu gerçekleri burada kayda geçirip bir kez daha kamuoyuna duyurmak elzemdir. Fakat söz konusu bu güçlerin yaptıklarının Kürt soykırımına destek vermek olduğu da açıktır. Bugün Kürt soykırımına böyle destek verenlerin, 106 yıl önce yaşanmış olan Ermeni soykırımını kınamalarının da hiçbir inandırıcılığı yoktur. Söz konusu “tavşana kaç, tazıya tut” politikası iyice teşhir olmuş ve hiçbir kıymeti harbiyesi kalmamıştır. Eğer bu güçler kendileri düzeltmezlerse, söz konusu bu politikaları tarih elbette yargılayacaktır.

İŞGAL SALDIRILARINA KARŞI TÜM GÜCÜMÜZLE DİRENECEĞİZ

Çok açık ki, Kürdistan Özgürlük Hareketi ve yurtsever Kürt halkı olarak biz, şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da söz konusu soykırımcı işgal saldırılarına karşı tüm gücümüzle direneceğiz. Hangi parçada olursa olsun, Kürdistan’ın ve Kürt halkının özgürlüğü için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bunun bedeli ne olursa olsun, o bedeli de ödeyeceğiz. Kahraman gerillamız ve yurtsever halkımız her gün vurduğu darbelerle Kürdistan’ı faşist-soykırımcılara zindan edecek. Faşist-soykırımcı zihniyet ve siyaseti Kürdistan dağına ve kentine gömecek. Sadece böyle bir kutsal mücadelede tüm Kürt siyasal güçlerini yanımızda görmek isterdik! Sadece kim olursa olsun hiç kimse soykırım suçuyla alnını lekelemesin isterdik!

Yurtsever halkımız iyi bilmeli ki, biz yeni bir 1 Mayıs coşkusunu yaşarken, faşist-soykırımcı düşmanın bize dayatmaya çalıştığı işte böyle bir işgal ve imha saldırısıdır. Durum ciddi ve süreç ağırdır. Gün mücadele günü, faşist-soykırımcı düşmanı Zap’ta ve Zagros’ta boğma günüdür. Hiç şüphe olmamalı ki, kahraman gerilla güçlerimiz elinden gelenden daha fazlasını da yapacaktır. Ancak dört parça Kürdistan’daki ve yurtdışındaki halkımıza, kadınlara ve gençlere de büyük işler ve tarihi görevler düşmektedir. Özellikle Güney Kürdistan halkımızın tutumunun tarihi anlam taşıdığı ve Kürt özgürlüğünü sağlamada tarihi rol oynayacağı açıktır. O halde yurtsever halkımız bu tarihi görevine sahip çıkmalı ve nerede bulunuyorsa orada faşist-soykırımcı AKP-MHP diktatörlüğüne karşı mücadeleyi yükseltmelidir. Bu kutsal mücadeleye Türkiye ve Ortadoğu halklarını ve tüm insanlığı da katmaya çalışmalıdır.

AKP/MHP FAŞİZMİNİ ZAP VE ZAGROS’A GÖMELİM

Açık ki, Hareket ve halk olarak bu yaşadıklarımız 1 Mayıs’ı daha anlamlı kılmakta, 1 Mayıs’ın birlik, dayanışma ve mücadele ilkelerini daha güçlü yaşamamıza yol açmaktadır. O halde 1 Mayıs’ın içerdiği özgürlük, farklılıklara dayalı eşitlik ve demokrasi ilkeleri temelinde daha çok birleşelim, daha güçlü dayanışalım ve daha büyük mücadele ederek AKP-MHP faşizmini Zap’a ve Zagros’a gömelim. Kadın Özgürlük Devrimini geliştirerek her türlü erkek egemen gericiliği yıkalım ve bu temelde özgür yaşamı ve demokratik toplumu geliştirelim. Ekolojik Devrimi geliştirerek koronavirüs üreten kapitalist modernite sistemini tarihin çöp sepetine atalım.

Bunlar temelinde bir kez daha yurtsever halkımızın ve tüm emekçi güçlerin 1 Mayıs’ını kutluyor, herkesi 1 Mayıs meydanlarını doldurarak faşist-soykırımcı AKP-MHP diktatörlüğünün işgal saldırılarına karşı mücadeleyi daha da yükseltmeye çağırıyoruz!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*