HBDH bileşenleri, HBDH’ın 6. Mücadele Yılını Değerlendirdi-Video

Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) 12 Mart’ta beşinci kuruluş yıldönümünü geride bırakıyor. Hareketin bileşenleri, geçen son beş yılı değerlendirdi.

DKP/BÖG Merkez Komite Üyesi Mustafa Suphi, Halkların Birleşik Devrim Hareketi | HBDH’ın 6. mücadele yılına dair yaptığı açıklamada birleşik mücadelenin bir slogan değil, ölümsüzlerin izinde devrimci savaşımla büyütülmüş bir strateji olduğunu vurguladı. Mustafa Suphi’nin açıklamasının tam hali ve videosu aşağıdadır.

“Yoldaşlar sözlerime ölümsüzlerimiz önünde saygıyla eğilerek başlamak istiyorum. Birleşik devrim hareketinin 6.yılındaki hedeflerine vurgu yapmadan önce 5 yıllık direniş tarihimiz noktasında belli başlıkları öne çıkartmamız gerekmektedir. Emperyalist-kapitalist sistemin Ortadoğu ve Türkiye kapitalist sisteminin de Türkiye işçi sınıfı ile başta Kürt halkı olmak üzere bölge halkına yönelik en barbar katliamlarla yüz yüze kaldığı çok büyük savaşlarla geçmiştir. Bizler, Türkiye devrimcileri, ezen ulusun sosyalistleri ve Kürt Özgürlük Hareketi (KÖH) bu süreç noktasında özgürlük şiarıyla emperyalist kapitalist sistemin bölgede yürüttüğü savaşa karşı ve Türkiye faşizminin kendi hedefleri doğrultusunda yürüttüğü savaş politikalarına karşı en nitelikli bir karşı duruş sergiledik.

6.yıla girerken 5 yıllık bir direniş tarihimiz birleşik mücadelenin bir slogan itibariyle değil kanla, direnişle ve her türlü mevzide siper yoldaşlarıyla ortak ve nitelikli bir askeri politik savaş gücüyle konumlanarak geçmiştir. Türkiye devrimci hareketi emperyalizmin bölge politikalarına ve Türkiye egemenlerinin Kürt özgürlük hareketini çökertme ve içinde bulunduğu kriz doğrultusunda işçi sınıfı, ezilen halklar ve kadınların mücadelesine karşı yürüttüğü en barbar soykırım ve yok etme noktalarında stratejik bir duruş sergilemiştir. Bu strateji Kürt Özgürlük Hareketi ile Türkiye Devrimci Hareketi (TDH)’nin Türkiye ve Kürdistan devriminin ortaklaşması ve bunun yarattığı ideolojik politik askeri güçle emperyalizmin Ortadoğu politikalarına ciddi bir darbe vurmak hedefiyle yüz yüzedir. Bizler birleşik devrim hareketini oluşturanlar, devrimciler, bu 5 yıllık direniş tarihinde bu savaşın her cephesinde 3 parça Kürdistan ve Türkiye’nin bütün metropollerinde bu en nitelikli düşmana karşı KÖH ile kurduğumuz stratejik ittifakın yarattığı askeri-politik bilinç ve Türkiye devrimcileri olarak proletaryanın kurtuluşunun ezilen halklarla ortak bir mücadele hattı örme gereğinin bilinciyle en ön cephelerde karşılayan bir duruş sergiledik. Bu tarih 6.yıla girerken somut koşullar itibariyle Türkiye egemenlerine en büyük darbeyi vurduğumuz ve 2021’i Türkiye faşizminin yıkılacağı bir yıl olacağının sloganının bir ütopya değil, Gare’de en sonu itibariyle ölümsüzlerimiz ve o mücadeleye katılan büyük yoldaşlarımız tarafından belirlenmiş düşmanın niteliğini her şekilde boşa çıkartan ciddi bir tarihtir. Bunun bilinciyle hedeflerimize doğru bakmalıyız. Bunu şuradan vurgulamak istiyoruz; bu savaş itibariyle Türkiye egemenleri ve faşist iktidarının Türkiye işçi sınıfı ve Kürt halkına özelinde de KÖH’e yönelik çökertme planı yürütülen bu direniş ve birleşik hareketin onlarca verdiği ölümsüz, KÖH’ün verdiği şehit ve ölümsüzlerle boşa düşürülmüştür. Yoldaşlar bizler bu direniş çizgisinden ve şehitlerden aldığımız güç itibariyle şunun bilinciyle tartışıyoruz; ‘birleşelim’ bir slogan değildir. Birleşik devrim hareketi direnişle, şehitlerle ve Türkiye işçi sınıfı ve ezilenlerinin temsilcileri ile Kürt halkının özgürlük gücünün temsilcileriyle örülmüş ve yıkılması mümkün olmayan bir çizgi ve hattır. Bizler bu çizgiyi bu bilinçle koyarsak Türkiye devletinin 5 yıllık yürüttüğü Türkiye devrimcilerine yönelik ve KÖH’e yönelik soykırım ve tasfiye politikalarına karşı bu savaşın her cephesinde en üst nitelikte yer aldık. Yoldaşlarımız Rojava’dan Başur’a ve Bakur’a ve Türkiye metropollerinin bütün noktalarında olan güçleriyle TDH’nin göstermesi gereken bir nitelik ve nicelikle bu savaşta konumlanmıştır.

Bunun vurgusunu şuradan yapmak istiyoruz; Gare yenilgisi ile birlikte Türkiye egemenleri emperyalizmin bütün desteğine rağmen, bütün teknik ve barbar savaş politikalarına rağmen bizim direnişimiz karşısında çözümsüz ve çaresiz kalmıştır. Gare bizim için bir niteliktir, bir çizgidir. Nasıl 5 senelik tarihimiz bir çizgiyse, Mehmet yoldaşlar, Baran yoldaşlar, Orhan yoldaşlar, Aynur’u Ceren’i, Atakan’ı ve diğer bütün ölümsüzlerimiz bizim için birer çizgiyse 2021’de faşizmi yenme noktasında Gare’de koyduğumuz son çizgi bizim için önemli bir noktadır. Türkiye egemenlerinin savaş politikaları başarısızlığa uğramakta ve çözülmeye doğru gitmektedir ama bizler şunun bilincindeyiz. Bu 5 yıllık direniş tarihini yazan Türkiye devrimcileri bu savaşı durdurma noktasında nasıl bardağın dolu tarafıyla ve direnişin, ölümsüzlerin yarattığı ideolojik-politik ve askeri zaferlerle yoluna devam ediyorsa öz eleştirel bir yaklaşım itibariyle de bu politik-askeri niteliği Türkiye metropollerinde faşist iktidarın ve egemenlerin savaş politikalarını sürdüremeyecek bir hale getiremediğimiz bilincindeyiz. Ama Gare bir çizgi olmuştur bizler için. Bu çizgiyle politik-askeri olarak karşıdaki düşmanın yenilmez olmadığını, burada eksikliği varsa Türkiye devrimcilerinin kendisinde araması gerektiğini bilmekteyiz. Bu 5 yıllık direniş tarihi bizde askeri-politik çok ciddi bir birikim ve nitelik yaratmıştır. En barbar savaş politikalarına karşı her türlü cephede en üst düzeyde bir direniş haline getirmiştir. Bunu şuradan vurgulamak istiyoruz; başta partimiz olmak üzere birleşik hareketin görevi, faşist iktidarın bu savaş politikalarını yürütemez hale gelmesi için bulunduğu mevzilerde, bütün savaş alanlarında geçmiş tarihine ve şehitlerine olan borcu itibariyle en nitelikli konumlanmasını sürdüreceği gibi başta KÖH’ün yaratmış olduğu direniş ve devrim tarihinden, politik ve askeri birikimlerinden aldığı deneyimler ve öğrenimlerle bu savaşı Türkiye metropollerine taşımak zorundayız.

2021 faşizmin yıkılacağı TDH’nin ise sistemle çatışan, sistemi sorgulayan binlerce insanın ve proleter bilincin buluşacağı bir yıl olarak ilan ediyoruz. 2021’de bu hattı oluşturabilmek için bizler birleşik devrim hareketinin 5 yıllık direniş tarihiyle birlikte bu savaş politikaları noktasında Türkiye metropollerine taşıyamamanın eksikliğinin en ufak nüvesine kadar ayrıntılarıyla gözden geçirmiş, çok ciddi bir nitelik biriktirmiş, ideolojik-politik ve askeri bir güce sahibiz. Bu güç etrafında stratejik olarak savaş sahalarında KÖH’ün yarattığı, faşizme karşı vurduğu büyük direniş Türkiye metropollerinde birleşik hareketin egemenlerin ve faşist iktidarın savaşı yürütemeyeceği bir hale getirmesi gerekmektedir. Bu nitelik ve birikim bizlerde mevcuttur. Buradaki önemli nokta bu Türkiye metropollerine proletaryanın, ezilenlerin ve kadın kurtuluş hareketinin kalbine bu direnişi her şekilde taşıyabileceğimiz 5 yıllık bir geçmiş tarihimiz mevcuttur. Bu vurguyu şuradan yapıyoruz; düşman yenilmez değildir. Bizler, niteliğimizi tümüyle açığa çıkaran bir savaş hattı ve politik bir hat uygulayabildiğimizde 2021 yılında faşist iktidar kesinlikle çözülecektir. Ve yürüttüğü 5 yıllık savaş politikasını bir daha uygulayamayacağı bir halde tarihin çöp sepetine yollamakla yüz yüzeyiz. Bizler bu 5 yılda onlarca yoldaşımızı ölümsüzlüğe uğurlayarak siper yoldaşlarımızla KÖH’ün binlerce yiğit savaşçısıyla yarattığımız bu büyük görkemli tarih itibariyle emperyalist-kapitalist sistemin ve Türkiye egemenlerinin son pandemiyle birlikte girdiği ciddi siyasi, politik ve ekonomik kriz etrafında teşhir diye bir gündemi yoktur. Kitleler nezdinde çok ciddi teşhir olmuş faşist iktidarı ve kapitalist sistemi bizlerin mücadele hattıyla birlikte 2021 yılında sistem dışı ve mücadeleyi devrime taşıyacak, proleter bilinçle buluşacak binler ve on binler yaratma göreviyle bizler karşı karşıyayız. Yoldaşlar, bizler ölümsüzlerimiz ve yarattığımız tarihin bilinci itibariyle birleşik hareketin bütün unsurları, komünist öncüleri ve partileri faşizmi yıkmayı ve proleter bilinci Türkiye egemenleri ve faşist iktidarı yıkacak şekilde devrimin inşası noktasında ileri götürmek üzere, kalbine taşıma göreviyle yüz yüzeyiz yoldaşlar. Bizler, şehitlerimizden aldığımız görev ve 5 yıllık mücadele tarihimizin bizde yarattığı politik ve askeri birikimi buna yetmektedir. Bunun önündeki tek engel düşman değildir. Birleşik devrim ve birleşik mücadele bir slogan değildir. Birleşik devrim ve birleşik mücadele binlerce insanımız ve ölümsüzümüzle yazdığımız büyük bir tarihtir, ciddi bir birikimdir. Bunun bilinciyle faşizmi yıkacağız, proletarya diktatörlüğü için Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halklarıyla buluşacak ve bunu devrime taşıyacağımız bir süreç önümüzde görevdir. 2021 zafer yılı olacaktır yoldaşlar. Ya zafer ya zafer!”

MKP/HKO SAVAŞÇISI RENAS DENİZ: DAHA ETKİLİ EYLEMLERİMİZ GELECEK

MKP/HKO savaşçısı Rênas Deniz, HBDH’nin kurulduğu ilk gündeki gibi kararlılığını koruduğunu belirterek, “Aradan beş yıl geçti. Faşizmin tüm imha saldırılarına, bölüm parçalama saldırılarına rağmen, milyonları birleştirmede ısrarlı olduk” dedi.

Deniz, “beş zorlu mücadele yılını omuz omuza karşıladık, mücadelesini birlikte verdik” derken, Garê direnişinde görüldüğü gibi devletin elindeki tekniğinde artık bir hükmünün kalmadığına dikkat çekti.

Deniz, Türk devletinin gerillayı ve şehir milislerini engelleyemediğini ifade ederek “Nitelikli, isabetli ve daha etkili eylemlerimiz gelecek” diye ekledi.

Rênas Deniz, “Faşizm saldırılarını yoğunlaştırarak bitirebileceğini, sindirebileceğiniz, zafer kazanabileceğine inandı. Teslim alamadı, başaramadı, diz çöktüremedi (…) Kendisi çözülme ve gerileme sürecine girdi.  Tam bu süreçte bizler karşı bir hamleyle, devrimci seferberlik başlattık. Bu aynı zamanda beş yıllık birikimimiz ve elde ettiğimiz ortak deneyimimizi yeniden ama bir adım daha ileriye götürerek birleşik mücadelemizi ileriye taşıma devrimci hamlesiydi (…) Devrimci seferberlik hamlemiz emin adımlarla başarıyla ilerliyor” şeklinde konuştu.

Deniz, “HBDH milyonların özlemidir, faşizme karşı mücadelenin öncü direniş mevzisidir” vurgusunda bulundu.

TKP-ML/TİKKO’DAN BERNA: HBDH CİDDİ BİR İHTİYACA CEVAP OLDU

TKP-ML/TİKKO’dan Meral Berna ise “Faşist güçlerin birleşerek her gün daha da yükseldiği bir süreçten geçerken, birleşik bir devrimci hareketinin önemi artmaktadır. HBDH ve KBDH, böyle bir süreçte kurularak (…) ciddi bir ihtiyaca cevap olmuştur” dedi.

Berna, “HDBH örgütlenmesinin birleşik karakteri Rojava devriminde sınanmış siper yoldaşlığı üzerinden tarif edilebilecek nitelik olarak öne çıkmış durumdadır” diye belirtti.

Halk güçlerini somut sorunlar üzerinde birleştirme ve harekete geçirme siyasetinde ısrarlı olmak gerektiğini belirten Berna, şöyle devam etti: “Bu ısrar geniş yığınları birleştirmenin de yolunu açar. Bu temelde otaya konulan her pratik yalnız devrimin dostları ve müttefiki olan güçleri olumlu yönde etkileyerek değiştirmez, aynı olumlu etkiyi her örgüt açısından kendi bünyesinde de yapar.”